(4721 S. K. m. 732, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava önalım hakkına dayalı payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, önalım hakkına ilişkin payın bulunduğu davaya konu taşınmazda davalının 30.11.1999 tarihinde pay satın aldığını, önalım hakkı sebebiyle bu payın iptalini, kendi adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı yargılamalara gelmemiş, mahkeme keşfen belirlenen önalım bedelinin verilen süre içerisinde depo edilmediğinden bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; satış 30.11.1999 tarihinde yapılmış olup, önalım davası 20.05.2002 tarihinde açılmıştır. Davalıya çıkartılan usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği halde gelmediği ve duruşmanın yokluğunda yapıldığı anlaşılmaktadır. Objektif değer esasına göre önalım bedelinin belirlenebilmesi için satış tarihi ile dava tarihi arasında uzunca bir zaman geçmiş olması ve bunun davalı tarafından talep edilmiş bulunması gerekir. Davalının gerçek değer belirlenmesi yönünde bir talebi bulunmadığı halde mahkemenin kendiliğinden mahallinde keşif yapıp değer saptayarak bu değerin önalım bedeli olarak yatırılması konusunda davacıya verdiği önel usul ve yasaya uygun değildir. Mahkemece tapudaki önalım bedeli ve masraflar yatırıldığına göre davanın bu bedel üzerinden kabul edilmesi gerekirken. yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine. 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy