(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve tebligatların yapılmasında bir usulsüzlük olmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesinin davalının kiracısı olduğu daireyi konut ihtiyacı nedeniyle 15.3.2004 tarihinde satın aldığını, davacının halen kiralananın bitişiğindeki 11 No'lu dairede ikamet ettiğini, 80 m2 alanlı bu daire küçük ve kullanışsız olduğundan aradaki duvarı kaldırıp iki daireyi birleştirmek suretiyle kullanmak istediğini, dairesinin küçük olması sebebiyle bir çok eşyasını satmak durumunda kaldığını, ayrıca yaşlı ve çok rahatsız anne ve babasının yanına alacağını, davalıya ihtiyaç durumunun ihtarname ile bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince: davalının önceki malik Alaattin Akalır ile düzenlediği 10.11.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu 12 No'lu daireyi 15.3.2004 tarihinde satın alan davacı sözleşmeye dayanarak konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davacının halen kiralananın bitişiğinde kendisine ait 11 No'lu dairede ikamet ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı halen bekar olup 80 m2 alanlı kendisine ait dairede oturmaktadır. 6570 Sayılı Kanun'un 7/b maddesi hükmü gereği konut ihtiyacı sebebine dayalı tahliye davası kiralayanın kendisi, eşi veya çocuklarının ihtiyacına dayanılarak açılabilir. Anne-baba ve kardeşin ihtiyacı sebebiyle açılan davada tahliye kararı verilemez. Kaldı ki davacı henüz annesi-babası ve kardeşini yanına almadığından doğmuş ve gerçekleşmiş bir ihtiyaçtan söz edilemez. Ayrıca halen kendisine ait oturduğu daire ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunduğundan, ihtiyaç gerçek samimi ve zorunlu kabul edilemez. Öte yandan 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/ç maddesi uyarınca her iki dairenin birleştirilmesi için imar amacı olarak açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye hükmedilmesi hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy