(818 S. K. m. 255, 266)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan hor kullanma tazminatı ve ödenmeyen aylar kirası, aidatların tahsiline ilişkindir. Mahkemece ödenmeyen aylar ve aidat bedellerinin tahsiline, hor kullanma tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince hor kullanma tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 01.08.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının 19.11.2002 tarihinde evi terk ettiğini, yaptırdığı tespit neticesinde 01.0345.892.947.-TL'lık hasar belirlendiğini, ayrıca aidat ve 3 aylık kira karşılığı 685.000.000.-TL alacağının olduğunu belirterek hor kullanma ve kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise davacı ile sözleşme imzalandığı halde müvekkilinin taşınmazda hiç oturmadığını, müvekkili ile ilgisi bulunmayan taşınmazda yaptırılan tespitten ve zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, onüç yıl oturulmuş konutta normal kullanılmadan kaynaklanan hasarların istenemeyeceğini ve bilirkişi raporunda hasarın hor kullanmadan kaynaklandığının belirtilmediğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.08.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Borçlar Kanunun 256. maddesi hükmüne göre kiracı kiralananı özen göstererek kullanmakla yükümlüdür. Yine Borçlar Kanunun 266. maddesi gereğince kiracı kiralananı ne halde teslim almış ise kiranın sonunda aynı halde geri vermekle yükümlüdür. Kiracı kiralananı aynen geri vermediği takdirde kendisine kusur izafe edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı Borçlar Kanunun 96. maddesi uyarınca tazmin etmesi gerekir. Davacı vekili Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/388 D.İşler dosyasında İnşaat ve Hukukçu bilirkişi marifetiyle yaptırdığı tespit sonucu kiralananın kullanılmasından dolayı meydana gelen hasar miktarının 01.0345.892.947.-TL olduğunu belirlemiştir. Tespit raporuna itiraz edilmiştir. Rapora itiraz edildiğinden yargılama sırasında tespit raporu üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Avukat Kemal Şener'in 14.06.2004 tarihli raporunda, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/238 D.İşler dosyasındaki tespit raporunda taşınmazda hasar olduğunun saptandığını, ancak hor kullanmaktan kaynaklandığının belirtilmediğini, normal kullanmadan kaynaklanan hasar bedellerinin davalıdan istenemeyeceğini, hasar tespiti boya, badana ve eskime ile ilgili olduğundan ve bunu talep edileceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığından, davacının hor kullanma tazminatı isteyemeyeceğini belirtmiş ise de tespit dosyasında bilirkişi olarak görev yapan M. Başkan 05.10.2004 tarihli yeminli ve imzalı beyanında Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/388 D, İş dosyasında vermiş olduğum raporda belirttiğim binadaki yıpranmaların hor kullanmadan kaynaklandığını ancak kira ilişkisinin başlamasından öncemi yoksa sonramı olduğunu bilmediğini söylemiştir. Bu durumda binada meydana gelen hasarların hor kullanmadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Tespit raporuna davalı tarafından itiraz edildiğine göre tespit raporundaki veriler de dikkate alınarak dosya üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılarak raporda belirtilen bedellerin tahliye tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi, bu bedellerden normal kullanma halinde ne oranda yıpranma olacağı belirlenip bu oranda indirime gerek olup, olmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle hor kullanma bedeline hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy