(6570 S. K. m. 1)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akdin feshi nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine karar vermiş, hüküm davalı Gülşen ve Türkan Ketenci vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan Gülşen Ketenci ile Ali İhsan Ketenci'nin 29.9.1994 başlangıç tarihli 22 ay süreli sözleşme ile kiracı olduklarını, 1.8.2004 tarihinde başlayacak dönem için kira sözleşmesini ihtarla fesih ettiklerini bildirdikleri halde kiralananı süre sonunda tahliye etmediklerini belirterek 2.8.2004 tarihinde açtığı dava ile sözleşmenin feshiyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili ise ihtarın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dava konusu yerin Borçlar Kanunu'na tabi olmadığını 6570 sayılı kanuna tabi bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.10.1994 başlangıç tarihli ve 22 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık dava konusu yerin Borçlar Kanunu hükümlerine mi yoksa 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun hükümlerine mi tabi olduğu konusunda toplanmaktadır. Sözleşmede kiralananın büfe ve çay bahçesi olarak kullanılacağı kararlaştırılmış olup mahkemece kiralananın niteliğinin belirlenmesi amacıyla yapılan keşif sonucu düzenlenen 1.12.2004 ve 2.1.2005 tarihli teknik bilirkişi raporlarında kiralananda 110 m2 musakkaf nitelikte kapalı alan bulunduğu bunun dışında 96 m2lik kısmının ise açık alan olduğu açıklanmıştır. Teknik bilirkişilerin bu açıklamalarına göre taşınmazın galip vasfı musakkaf nitelikte anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın 6570 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde fesih ihbar sonucu tahliye sebebi dışında başka bir nedene dayanmadığına ve yargılama sırasındada başka bir açıklamada da bulunmamasına nazaran davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy