(4721 S. K. m. 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-davacılar tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belirli günde davacılar vekili Av. İsmail Hakkı İslamoğlu geldi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacıların bedelde muvazaa iddialarını kanıtlayamamalarına göre temyiz eden davacılar vekilinin bütün ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine ait temyiz itirazlarına gelince; Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu edilen payın ait bulunduğu 3 No'lu parselin paydaşlarından olduğunu, taşınmazın paydaşlarından Nedim Dinçeraslan'ın 2.12.2003 gününde 584/2400 payını davalıya sattığını, payın aslında 5.000.000.000 TL satılmasına rağmen önalım hakkının kullanılmasını engellemek için satış bedelinin tapuda muvazaalı biçimde 25.000.000.000 TL olarak gösterildiğini, davacıların önalım haklarını kullanmak istediklerini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile yarı yarıya davacı Yakup Özçelik ve Hüseyin Özçelik mirasçıları adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını, müvekkilinin dava konusu edilen payı 2.12.2003 gününde 25.000.000.000 TL bedelle satın aldıktan sonra kanun gereği keyfiyeti davacılara noter ihtarnamesi ile bildirdiğini, bedelde muvazaanın söz konusu olmadığını, satış bedelinin satıcıya nakden ödendiğini, davacıların önalım haklarını ancak tapuda gösterilen önalım bedelini ödeyerek kullanabileceklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, sair paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. 1.1.2002 gününde yürürlüğünde giren 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun 734/2 maddesi hükmü gereği önalım hakkı sahibi önalım bedelini belirlenen süre içerisinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.
Olayımıza gelince; davalı davacıların da paydaşı bulunduğu 3 No'lu parselde önalım hakkına konu edilen 584/2400 payı taşınmazın sair paydaşlarından Nedim Dinçeraslan'dan 2.12.2003 gününde 25.000.000.000 TL bedelle satın almıştır. Davacı tapuda dava konusu edilen payın değeri 25.000.000.000 TL olarak gösterilmiş ise de, gerçek satış bedelinin 5.000.000.000 TL olduğunu ve satış bedelinde muvazaa bulunduğunu iddia etmiştir. Mahkemece muvazaa iddiası kabul edilmeyerek tapudaki bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verildiğine göre, bu halde iddia edilen bedel ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı biçimde vekalet ücretine karar verilmemesi doğru değildir. Öte yandan mahkemece 9.3.2005 günlü oturumda önalım bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesi konusunda davacılar vekiline süre verilmiş, davacı ise önalım bedeli olarak 13.4.2005 günlü ve 25.410 YTL bedelli Koçbank Merter Şubesi'nin kesin teminat senedini sunmuştur. Yukarda açıklandığı üzere Medeni Kanun'un 734/2 maddesi hükmü gereğince önalım bedelinin belirlenen yere nakden yatırılması gerekirken kesin teminat mektubunun önalım bedeli olarak kabul edilmesi doğru değil ise de yargılamada buna karşı çıkılmaması ve temyiz konusu yapılmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamıştır. Hükmün davalı yararına açıklandığı üzere vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 No'lu bentte yazılı sebeplerle önalım hakkının tanınmasına ait hüküm kısmının ONANMASINA, yukarda 2 No'lu bentte yazılı sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün vekalet ücretine hasren davalı yararına BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine 13.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy