(4721 S. K. m. 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, iki adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Kadir T. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu edilen 476 ve 562 Nolu parsellere tarafların birlikte malik olduklarını, taşınmazların aynen bölünmelerinin mümkün olmadığını belirterek satışları suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar Ahmet, Turan ve Hasan T. dava konusu edilen taşınmazların daha önceden taksimatlarının yapıldığını, herkesin hakkını aldığını, ancak bu paylaşmaya ilişkin belge düzenlenmediğini belirtmişlerdir. Diğer davalılar duruşmalara gelmemiş ve bir beyanda bulunmamışlardır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının karar yerinde gösterilmesi gerekir. Satış bedelinin, satışına karar verilen taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine konu ise paydaşların tapudaki payları oranında, elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde mirasçılık belgesindeki payları oranında, hem paylı hem elbirliği mülkiyet halinin bir arada bulunması halinde ise tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 476 ve 562 Nolu parsellerde davalı Kadir T.'un 1/5'er payı bulunup dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmiş, kendisine dava dilekçesi tebliğ olunarak davada yer alması sağlanmıştır. Ancak HUMK'nun 388/2. maddesi hükmü gereği davanın taraflarının ad ve soyadları ile adreslerinin hükümde açık bir biçimde gösterilmesi yasanın amir hükmü olduğu halde, adı geçen davalı Kadir T.'un ismi ve adresi karar başlığında yer almadığı gibi, gerekçeli kararın ikinci bendinde satış bedelinin payları oranında taraf paydaşlara verilmesine şeklinde hüküm kurularak davalı Kadir T.'un satış parasından pay almasını engelleyerek ve infazda da tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy