(7201 S. K. m. 20, 21) (Tebligat Tüz. m. 28)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar borçlu tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı kira alacağı nedeniyle davalı borçlu hakkında tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibine itiraz edilmemesi üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.04.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı icra takibinin kesinleştiğinden bahisle tahliye istekli olarak icra mahkemesine açmış olduğu tahliye davasında davalı borçlu adına tebliğe çıkartılan dava dilekçesi Tebligat Kanunun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de tebligat parçasında davalı borçlunun ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmediği gibi beyanda bulunan komşunun imzası da alınmamıştır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalı borçluya yapılan tebligat, Tebligat Kanunun 21. ve Tüzüğün 28.maddesine aykırı olduğundan usulüne uygun taraf teşkili yapıldığından söz edilemez. Mahkemece davalı borçluya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy