(6570 S. K. Geçici m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı maddi tazminat davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, kira alacağı, yoksun kalınan kar ve hasar tazminatı olarak 17.424.362.560 TL'nin tahsili, karşılık dava olarak da davalı kiracı tarafından kiralanana yapılan 4.000.000.000 TL giderin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.822.625.772 TL kira alacağı 629.025.936 TL boya gideri ve 373.175.000 TL elektrik giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve karşılık davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kiralananda 01.02.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının kiralananı 01.02.2001 tarihinde tahliye edeceğine dair tahliye taahhüdü vermesine rağmen süresinde boşaltmaması nedeniyle hakkında icra takibi yapılıp dava açıldığını, kiralananın mahkeme kararı ile 04.10.2001 tarihinde tahliye ettirildiğini, davalının taahhüt ve tahliye tarihleri arasındaki sekiz ay dört gün boyunca kira ödemediğini yine iş yerine zarar vererek kullanılamaz hale getirdiğini, esnaf olan davacının bu süre zarfında taşınmazdan yararlanamayarak kiradan yoksun kaldığını belirterek 17.424.362.500 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davalının tahliye davası süresince kira bedellerini davacıya konutta ödemeli göndermesine rağmen alınmadığını, verilen tahliye kararının tehiri icralı temyizi için icra müdürlüğüne yatırılan 675.000.000 TL teminatın ise davacı tarafından kira bedeli ve hasar karşılığı olarak ihtirazı kayıtsız alındığını, yokluklarında yaptırılan hasar tespitini kabul etmediklerini, savunma hakkının kullanılması dolayısıyla yoksun kalınan kardan söz edilemeyeceğini, kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı karşı dava olarak da davalı tarafından kiralanana döşenen granit bedeli ve duvarların ayna yaptırılması nedeniyle 4.000.000.000 TL'nin davacıdan tahsilini istemiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.1996 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 6. maddesinde her yıl kira parasının % 40 artırılacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu tespit edilen kira parası 9.727.143.540 TL, boya gideri 629.025.936 TL ve elektrik parası 373.175.000 TL'nin davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin ve karşılık davanın reddine dair verilen karar davalı-karşı davacının temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 16.12.2003 gün ve 10294-14898 sayılı kararı ile davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek kira parasının ne şekilde artırılacağına dair sözleşmede yer alan hüküm gereği ve sözleşmeyle bağlı kalınarak davalı tarafından ödenen son kira parası saptanıp sözleşmedeki artış oranına göre sekiz ay dört günlük kiraya hükmedilmesi gerekirken, bilirkişiye hesaplattırılan rayiç kira bedeli üzerinden kira parasına hükmedilmesinin hatalı olduğundan işaretle bozulmuş, mahkemece 06.04.2004 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda kira parasının hesaplattırılması için bilirkişiden alınan 09.09.2004 tarihli raporda sözleşmedeki % 40 artış oranına göre 01.02.2001 tarihi itibariyle yıllık kira parası 2.689.120.000 TL olarak saptanmıştır. Ancak 18.02.2000 tarihinde yürürlüğe giren 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında 4531 Sayılı Kanun, 2001 yılında kira artış oranını % 10 ile sınırlamış olduğundan mahkemece yapılacak iş 4531 Sayılı Kanun ile getirilen artış oranı göz önünde bulundurularak belirlenecek miktardan istenilen aylar kirasına hükmetmekten ibarettir. Mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda ve 2001 yılı için de sözleşmedeki artış şartı uygulanarak fazla kira alacağına karar vermesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarda 2 Nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy