(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ihtiyaç ve akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyaç nedeniyle açılan dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davalının 01.07.2004 başlangıç tarihli ve altı ay süreli sözleşme ile kiralananda oturduğunu, çalışan bir kişi olup, iş saatlerinin düzenli olmadığından bu durumun birlikte yaşadığı aile düzenini de bozduğunu, kiralanana mesken olarak ihtiyacı bulunduğunu, davalının kiralananı kullanırken bina dahilinde oturanlara karşı gerekli görevleri yerine getirmediğini, apartman sakinlerinin şikayetlerine sebep olduğunu bildirerek kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı, davacının ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, kira bedelini yükseltmek amacıyla dava açtığını, kendi imzasını taşıyan 01.01.2005 başlangıç tarihli sözleşmeyi getirip "ya bunu imzala ya da dairemi tahliye et" diyerek tehdit ettiğini, gerçek amacının aylık kira parasını 350.00.YTL'ye yükseltmek olduğunu, diğer tahliye nedeninin de gerçek olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacı kiralanana konut ihtiyacı olduğunu belirterek bu davayı açmıştır. Davalının imzasını taşımayan davacı tarafça imzalanan 01.01.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi, davacı tarafından davalıya keşide edilen aylık kiranın yeni kira döneminde 350.000.000.- TL olarak ödenmesi istenen ihtarname ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda ihtiyaç iddiasına dayanan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy