(4721 S. K. m. 732, 733, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin dava konusu taşınmazda 197/2400 hisse sahibi S. Oğlu M'nin mirasçısı olduğunu, diğer hissedarlardan bir kısmının paylarını davalıya sattıklarını 25.09.2002 tarihinde öğrendiğini, önalım hakkımızın engellenmesi nedeniyle tapuda bedelin yüksek gösterildiğini, mahkemece belirlenecek bedel üzerinden önalım bedelini depo etmeye hazır olduklarını belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili ise tapuda gösterilen bedelin gerçek bedel olduğunu, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK. nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımızda; davacı dava konusu taşınmazda 197/2400 paya sahip S. oğlu M'nin mirasçısı olduğunu belirterek iş bu davayı açmıştır. Dava dilekçesi ekindeki D. üçüncü noterliğince düzenlenen vekaletnameye göre davacı O. ve H.'den olma 1926 doğumlu M.'dir. Muris S. oğlu M. 18.10.1932 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen D. 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2002/1168-2002/1133 Esas ve Karar sayılı mirasçılık belgesindeki mirasçılar arasında O. ve H.'den olma M.nin bulunmadığı gibi murisin ölümünden sonra tapudaki payın mirasçıları adına 28.05.2005 tarihinde intikal gördüğü anlaşılan 31.05.2005 tarihli tapu kaydında da davacının payı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının tapu kaydıyla irtibatı sağlanamamıştır. İntikal gören tapu kaydında ve mirasçılık belgesinde murisin oğlu ölü V'nin eşi İ. ve H.'den olma 1926 doğumlu M. bulunmaktadır. Bu şahısla davacı O. ve H.'den olma 1926 doğumlu M.nin aynı kişi olup olmadığı üzerinde durularak varılacak sonuca göre davacının dava açma hakkı bulunup bulunmadığı araştırılıp buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususların gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün Yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy