(4721 S. K. m. 683)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde: halen Medeni Kanunun 589 ve devamı maddelerince tereke idaresince işlemleri yürütülmekte o an dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Müteveffa Raşite ait olduğunu, Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1350 E. Sayılı dosyası ile terekeye inilmesi olarak atandığını, davalının taşınmazda müteveffanın ölümünden sonra mirasçılardan Halit ile 1.8.2005 tarihinde imzalanan kira kontratı ile taşınmazda ikamet etliğini, kira sözleşmesi yapan Halitin mirasın % 25 hissesine sahip olduğunu, mümessil tayin edildikten sonra % 25 pay sahibi ile yapılan kira sözleşmesinin terekeyi ilzam etmesinin mümkün bulunmadığını, mağdur olmamaları için tereke ile yeni bir sözleşme yapılması gerekliği konusunda ihtar keşide edildiği halele davalının yeni bir kontrat yapmak için müracaat etmediğini, bunun üzerine tereke hâkimliğine müracaat edilerek mahkemece verilen yetkiye dayanılarak bu davanın açıldığını belirterek fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise dava konusu taşınmazda kira sözleşmesine istinaden oturduğunu, fuzuli işgalden bahsedil enleyeceğini, terekeye mümessil tayin edilmesinin akü geçersiz kılmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu dairenin malikinin Reşit olduğu, Reşitin vefatı üzerine terekeye temsilci tayin edildiği ve tereke hâkimliğinden alınan yetkiye istinaden iş bu davanın açıklığı anlaşılmaktadır. Kiralayanın mutlaka malik olması gerekmez. Dava konusu taşınmazda davalı, murisin mirasçısı Halit Çetiner ile yapmış olduğa 1.8.2005 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme ile kiracı olarak oturmaktadır. Tereke mümessilliğinden önce murisin mirasçısı tarafından yapılan sözleşme geçerlidir. Terekeye mümessil tayin edilmesi sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz. Öte yandan Tereke mümessili tarafından 1.8.2005 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşmenin iptali istemine ilişkin bir dava açılıp sözleşme iptal edilmediği sürece bu sözleşme geçerli olup davalının fuzuli şagil olduğundan söz edilemez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy