(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesi ile davalının haber vermeden ve izin almadan kiralanan taşınmaz içinde esaslı değişiklikler yaptığını belirterek davalının tahliyesini talep etmiş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Borçlar Kanununun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; davalının kiralananda 1.1.1998 tarihli 24 ay süreli sözleşmeye göre kiracı olduğu, taşınmazın boş mağaza binası olarak kiralandığı ve davacı tarafından süpermarket olarak kullanılacağı hususlarında çekişme bulunmamaktadır. Davacı 27.6.2005 tarihli davasında davalı kiracının kendisine haber vermeksizin ve izin almadan kiralananda esaslı değişiklikler yaptığını belirterek davalının kiralandan tahliyesini talep etmiş ise de bu davayı açmadan önce davalıya akde aykırılıkları gidermesi için süreli ihtar tebliğ ettirmemiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi, Borçlar Kanunun 256. maddesi gereğince kiracıya akde aykırı davranışlarına son vermesi hususunda süreli ihtar tebliğ ettirilmeli, bu süre yapılacak işe uygun bir süre olmalı ve tanınan sürede akde aykırılıkların giderilmemiş olması gerekmektedir. Davacının bu şarta uymadan açtığı davanın bu nedenle reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile BOZULMASINA, 21.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy