6. Hukuk Dairesi 2007/10771 E., 2007/12861 K. İHTARNAME TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 260 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalının kiracı olarak oturduğu taşınmazı 30.03.2006 tarihinde satın aldığını, kiraların ödenmemesi nedeniyle, davalıya aylık 350 YTL'den geçmiş kiralar ile birlikte Nisan-Mayıs-Haziran kiralarını ödemesi için temerrüt ihtarı gönderdiğini, ancak otuz günlük sürede borç ödenmediğinden temerrüt nedeniyle tahliyesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davacı, davalının oniki yıldır oturduğu daireyi satın almış ise de, davacı ile davalı arasında kira sözleşmesi düzenlenmediğini, davalının yeni ev sahibini tanımadığını, davacı eski döneme ait kiralan istemiş ise de, davacı ile davalı arasında kira akdi bulunmadığı gibi borç ilişkisi de bulunmadığı, davacının aynı konu ile ilgili olarak açtığı diğer davanın halen derdest olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temerrüt olgusu gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Davadaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün ise de, temerrüt ihtarnamesindeki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi, bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde, yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus, mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; davacı yeni malik, davalıya 24.04.2006 tarihli ihtarı göndermek suretiyle; davalının oturduğu taşınmazı 30.03.2006 tarihinde satın aldığını belirterek aylık 350 YTL'den 2006 yılı Nisan-Mayıs kiraları ile 2001 ila 2006 Mart ayı arasındaki ödenmeyen kiraların tahsilini istemiştir. Davacı bu ihtardan önce davalıya kira paralarının kendisine ödenmesine ilişkin ihbarda bulunmadığı gibi davalının, davacının yeni malik olduğunu öğrendiğini de kanıtlayamamıştır. Yukarıdaki ilke doğrultusunda davacı yeni malik, yasal içerikli temerrüt ihtarından önce kiraların kendisine ödenmesine ilişkin ihbar göndermediğine göre temerrüt olgusunun gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu nedenle, mahkemece şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy