6. Hukuk Dairesi 2008/5373 E., 2008/7058 K. BORÇLAR KANUNU'NA TABİ KİRA SÖZLEŞMESİ FESHİ İHBAR NEDENİYLE TAHLİYE
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 262 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 263 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine İlişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.05.2000 başlangıç tarihli ve bir yıllık kira sözleşmesi ile kiracı olduğu taşınmazı 1/2'şer hisse ile davacıların 26.05.2006 tarihinde satın aldıklarını, kendi işyeri ihtiyaçları nedeniyle taşınmazın tahliyesine ilişkin ihtar tebliğ edildiğini, ancak tahliye edilmediğini belirterek ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın Borçlar Kanunu'na tabi olup davanın süresinde açılmadığını, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davalı İle eski malik arasında düzenlenen 01.05.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinde kiralananın açık arsa olduğu belirtilmiştir. Kiralananın niteliği itibariyle kira sözleşmesi Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Sözleşmenin Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olması halinde süre bitiminden sonra tarafların iradelerini açıklamaması halinde, aynı Yasa'nın 263. maddesi gereğince sözleşme süresiz hale dönüşür. Bu gibi hallerde fesih ihbar süresinin 262. maddeye göre belirlenmesi gerekir. Davacı yeni malik Borçlar Kanunu'nun 254. maddesi gereğince akdi feshetmeye hakkı bulunduğu gibi, 262. maddedeki sürelerden yararlanıp tahliye davası açabilir. Davaalar kiralananı 26.05.2006 tarihinde satın almak suretiyle iktisap etmiş olup, iktisabı müteakip 01.06.2006 keşide tarihli, 09.06.2006 tebliğ tarihli ihtar ile feshi ihbarda bulunmuştur. Bu durumda dava ikinci altı aylık dönemin başında 13.12.2006 tarihinde açıldığına göre, davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece işin esasına girilerek esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA) ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy