(1086 S. K. m. 569) (7201 S. K. m. 20, 21) (492 S. K. 4 SAYILI TARİFE) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan S. M. tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir adet taşınmaz paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalılardan S. M. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya birkaçı sair paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada tüm paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının tetkiki gerekir.
Tebligat Yasasının 20, 21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalılardan S.M.'ya Tebligat Yasasının 21. maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de davalının ne nedenle adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Ayrıca davalı S. M. vekili 22.6.2009 tarihli tebligatın iadesine dair beyan dilekçesinde davalı S. M. adına çıkartılan tebligatın sehven kendi müvekkili tarafından alındığını bildirerek tebligat iade edilmiş ve davalı S. M.'nun yurt dışı adresi mahkemeye bildirilmiştir. Bu halde dava dilekçesi ve duruşma tarihine ait davalıya yapılan tebligatın geçerli olduğu ve davada taraf teşkilinin tamamlandığı kabul edilemez. Davalı S. M.'nun yurt dışı adresine dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan ve taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zühul olunması hatalı olmuştur.
Ayrıca kabule göre de;satış bedelinin taraflara ne biçimde dağıtılacağının hükümde gösterilmemesi ile dava konusu taşınmazın satış bedeli üzerinden Harçlar Kanunu gereği %09 (binde dokuz) nisbetinde harç alınması gerekirken, binde 3,6 nisbetinde harç alınması da doğru değildir.
Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy