(818 S. K. m. 262, 263) (6570 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 428)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, işyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ait olup, mahkemece kiralananın 6570 S. Kanuna tabi olmadığından feshi ihbar sebebiyle tahliyeye karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununa tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu yasanın 262. maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar Yasasının kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Olayımızda; Taraflar arasında 15.4.2001 başlangıç günlü ve 7 yıl 8 ay süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralananın cinsi akaryakıt istasyonu olarak belirtilmiştir. Taşınmaz Zeytinalanı köyü sınırları içinde olup, 6570 S. Yasa hükümlerine tabi değildir. Olayda Borçlar Yasası hükümlerinin uygulanması gerekir. Sözleşmesinin özel şartlar 11. maddesinde kira süresinin bitiminden en az bir yıl önce her iki taraf da noter kanalı ile kira süresinin uzatılması ya da süre sonunda boşaltılması talebini karşı tarafa iletmek zorunda oldukları kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Taraflarca bu şarta uygun olarak en az bir yıl önceden bir ihtarname gönderilmediğine göre sözleşme Borçlar Kanununun 263. maddesi gereğince süresiz hale dönüşmüştür. Bu halde altı aylık dönemlere nazaran üç ay öncesinden fesih ihbar yapılarak dönem sonunda dava açılabilir. Dava tarihi olan 22.5.2009 tarihi itibariyle 30.5.2008 keşide, 10.6.2008 tebliğ günlü ihtarname süresinde değildir. Bu sebeple davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy