6. Hukuk Dairesi 2009/9131 E., 2009/10243 K. İTİRAZIN KALDIRILMASI VE İCRA İNKAR TAZMİNATI KEFİLİN SORUMLULUĞU
6570 S. GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN [ Madde 11 ]
"İçtihat Metni"
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili ile diğer takip borçlusu olan Ö…
… l Gıda Dağıtım Şirketi arasında 29.06.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeyi davalı M.A…
… K…
…'nun tahliyeye kadar kiracı ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçlunun geçmiş aylara ilişkin borcundan dolayı takip yaptıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması ve % 40 icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise savunmasında, müvekkilinin borçlu olarak gösterilen şirketin ortağı iken kira sözleşmesine kefil olduğunu, 29.06.2006 tarihli sözleşmenin şirketin ortaklık hissesini devir etmesi nedeniyle fesih edildiğini, davacı ile davalı şirket arasında 30.10.2007 tarihli yeni bir kira sözleşmesi imzalandığını, kefil olduğu sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle sorumlu tutulamayacağını istenilen bedelinde kefil olduğu kira sözleşmesindeki döneme ait bulunmadığını belirterek davanın reddi ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 29.06.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi kiralayan V…
… A…
… ile kiracı Ö…
… 1 Gıda Dağıtım Nak.Temz.Kuy. İth.İhr. San.Tic.Ltd.Şti arasında yapılmış, sözleşmeyi M.A…
… K…
…'da tahliyeye kadar müşterek ve müteselsil borçlu olarak imzalamıştır. Davacı alacaklı A…
… 29. İcra Müdürlüğünün 2008/14116 takip no'lu dosyasında 20.11.2008 tarihinde kiracı şirket ve kefil M.A…
… K…
… hakkında başlattığı takip ile ödenmeyen 2008 Ağustos-Kasım arası aylık 3.300 YTL den toplam 13.200 YTL ile sözleşmedeki muacceliyet şartı gereğince muaccel hale gelen dönem sonuna kadar kira bedeli 19.800.00 YTL ile birlikte toplam 33.000.00 YTL kira 439.00 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.439.00 YTL nin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalılara 28.11.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu Kefil M.A…
… K…
…. kendi adına 02.12.2008 tarihinde verdiği itiraz dilekçesinde davalı alacaklıya böyle bir borcun bulunmadığından bahisle itiraz etmiştir. Takibe itiraz eden kefil davalı borçlu sözleşmeyi "tahliyeye kadar müşterek ve müteselsil borçlu"olarak imzalamıştır. Uyuşmazlık Sözleşmeyi "tahliyeye kadar müşterek ve müteselsil borçlu"sıfatıyla imzalamış olan davalı M.A…
… K…
…'nun takibe konu borçtan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. BK 484. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi zorunludur. 12.04.1944 tarih ve 14/13 sayılı içtihadı birleştirme kararında da "sözleşmede kefilin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş olup, olmadığının ve sözleşme içeriğinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasına olanak bulunup bulunmadığının hakim tarafından gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. BK 484. maddesi ile içtihadı birleştirme kararı birlikte değerlendirildiğinde yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi: sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu kira paralarından, kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira böylesi bir durumda kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir. Kefil sorumluluğunun kapsamını ve sınırlarını bilmektedir. Kira süresinin 6570 Sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluğunun devam edebilmesi için öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem içinde devam edeceğinin) sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Bunun yanında kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır. Eş söyleş ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Hakim bu yönleri re'sen dikkate almak zorundadır. Somut olayda yukarda belirtildiği üzere sözleşmede davalı borçlunun "tahliyeye kadar müşterek ve müteselsil borçlu"olduğu belirtilmiş ise de kefilin gerek sorumlu olacağı süre ve gerekse sorumlu tutulacağı azami miktar gösterilmemiştir. Bu nedenle kefilin sorumluluğu kira sözleşmesinin süresincedir.İtirazın kaldırılması isteminin konusunu oluşturan icra takibinde 29.06.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanılmıştır. Ancak tahsili istenilen kira paraları kira süresinin bittiği 29.06.2007 tarihinden sonraki döneme, yani 2008 yılına aittir. Bu durumda davalı kefilin takibe konu kira paralarından sorumlu tutulmasına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı kefil hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy