(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, iş yeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde davalının kiralananda önceki malikle yapılan 1.6.2003 tarihli sözleşme ile kiracı olup müvekkillerinin taşınmazı iş yeri ihtiyaçlarına binaen 14.12.2009 tarihinde satın aldıklarını, halen ekmek fırını işleten davacıların kiralananda unlu mamuller işi yapmak istediklerini, ihtiyaç durumunu 30.4.2010 tarihli ihtarname ile bildirmelerine karşın sonuç alınamadığını, davacıların ihtiyacının kesin ve zorunlu olduğunu belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesinin gerektiğini, ihtiyacın samimi olmadığını, bu dava ile kira parasının artırılmasının amaçlandığını, taşınmazın satın alınmasından hemen sonra kiralananın tahliyesi konusunda bir ihtarname gönderilmediğini, davacıların halen bir işlerinin olup kiralanana gerçekten ihtiyaçlarının olmadığını, diğer yandan kiralananda yapılmak istenen işin esaslı tadilatı gerektirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
6570 Sayılı Kanun kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. 6570 Sayılı Kanunun 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak iktisabı izleyen bir ay içinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/b-c ve ç maddeleri hükmüne göre açılacak tahliye davalarının ise İcra İflas Kanunu'nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; davalının taşınmazın önceki malikleri H., E. ve Ö. T. ile düzenlediği 1.6.2003 başlangıç tarihli ve yedi yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu taşınmazı, davacılar 14.12.2009 tarihinde satın almışlardır. Satın almadan sonra taraflar arasında düzenlenen 19.1.2010 tarihli protokolle, davacılar eski malikler ile yapılan kira sözleşmesinin tüm hükümleri ile yürürlükte olduğunu, kira süresinin yedi yıl olup 1.6.2010 tarihinde sona ereceğini kabul etmişlerdir. 30.4.2010 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile de gerek sözleşme, gerek protokol hükümleri gereği kira süresinin 1.6.2010 tarihinde sona ereceğini ve kira süresinin uzatılmasına rızalarının olmadığını bildirmişlerdir. Sözleşmenin sona ermesini takip eden bir ay içinde 29.6.2010 tarihinde açtıkları işbu dava ile de kiralanana işyeri olarak ihtiyaçlarının bulunduğunu iddia ederek kiralananın tahliyesini talep etmişlerdir. Her ne kadar dava dilekçesinin konu bölümünde dava konusunun satın alma ve ihtiyaç sebebiyle tahliye olduğu belirtilmiş ve davacılar vekili 21.9.2010 tarihli oturumda davalarını satın alma ve ihtiyaç nedenine dayalı olarak açtıklarını beyan etmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinde kira sözleşmesi ve taraflar arasında düzenlenen protokole göre kira süresinin 1.6.2010 tarihinde sona ereceği, taşınmazın iş yeri ihtiyacı sebebiyle satın alındığı açıkça vurgulanmıştır. Gerek dava dilekçesinin konu bölümünde, gerek yargılama sırasında, davanın satın alma ve ihtiyaç nedenine dayandığının açıklanması davanın 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/d maddesindeki sürelere dayanılarak açıldığı anlamına gelmez. Burada sadece satın alma sebebinin iş yeri ihtiyacı olduğu beyan edilmiştir. Davacılar ise yukarda açıklandığı üzere seçimlik haklarını kullanarak davalarını 6570 Sayılı Kanun'un 7/c maddesine göre akdin bitiminden itibaren bir aylık süre içinde açtıklarından dava süresindedir. Bu durumda mahkemece işin esası hakkında taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın 6570 Sayılı Kanun'un 7/d maddesi gereğince süresinde açılmadığından söz edilerek reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.3.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy