(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 248)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının müvekkili derneğe ait taşınmazda en son 01.09.2007 tarihinde düzenlenmiş sözleşme ile 15 yıldır kiracı olduğunu, müvekkil derneğin ana tüzüğünün amaç ve faaliyetler kısmında cami imam ve müezzinlerine konut sağlamak hükmünün bulunduğunu, cami müezzini olan H. E.'un konut ihtiyacını karşılamak için müvekkili derneğin 10.03.2009 tarihinde aylık 1.000 TL bedelle daire kiraladığını ve kira ücretinin müvekkili dernek tarafından ödendiğini belirterek Cami Müezzini H. E.'un konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise 20 yıldır kiracı bulunduğunu, istenilen kira artışını kabul etmediği için bu davanın açıldığını ihtiyacın samimi olmadığını, boş dairelerin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 01.09.2006 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava, davacı cami yaptırma derneğinin cami müezzini olan H. E.'un konut ihtiyacı nedeniyle açılmıştır. Kuzguncuk Cami Yaptırma Derneğinin ana tüzüğünün derneğin amacı ve faaliyetleri başlığının (b) fıkrasının 2. bendinde Caminin imamı ve müezzinlerine meşruta yapmak ya da almak hükmüne yer verildiği, ihtiyaçlı H. E.'un Kuzguncuk Cami müezzini olarak İstanbul müftülüğünün 15.07.2005 tarihli yazısı ile atandığı ve adı geçen cami müezzini için davacı dernek tarafından lojman olarak kullanılmak üzere aylık 1000.-TL bedelle bir daire kiralandığı, kira bedelinin de davacı dernek tarafından ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı derneğin aynı binada 6 adet dairesinin bulunduğu bu dairelerden bir tanesinin dava konusu daire olduğu, bir tanesinde cami imamının oturduğu diğer dört adet dairenin de kirada olduğu anlaşılmış kirada olan dairelere ait 01.09.2009 tarihinde yenilenen kira sözleşmeleri davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiştir. Yargılamada ibraz edilen sözleşmelere göre kirada bulunan dairelerde oturan şahısların eski kiracı olduğu davacı tarafından belirtilmemiş ise de dört no'lu dairede kirada oturan C. Ö.'ın tanık olarak alınan beyanında 6 yıldır kiracı olduğunu 01.09.2009 başlangıç tarihli sözleşmenin yenilenen sözleşme olduğunu bildirmiştir. Temyiz dilekçesi ekinde sunulan kira sözleşmelerinden de dairelerde kirada oturan şahısların 01.09.2003 tarihinden beri kiracı oldukları ve dosyaya ibraz edilen 01.09.2009 tarihli sözleşmelerin yenilenen sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenilen davacı tanıklarının ihtiyacı doğrular mahiyette beyanda bulundukları ve ihtiyaçlının da davacı dernek tarafından lojman olarak kiralanan yerde oturduğuna göre ihtiyacın gerçek samimi ve zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy