(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak işin niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava feshi ihbar sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davaya konu taşınmazın arsa ve otopark olarak 1.4.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, taşınmazın gayrimusakkaf olup Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, davalıya süresinde feshi ihbar bildiriminde bulunulduğunu belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin önceki malik zamanında taşınmaza kalıcı yapılar yaptıklarını bu suretle taşınmazın boş arsa vasfının ortadan kalktığını, davacının feshi ihbar bildiriminden sonra yatırılan kira paralarını aldığını böylece sözleşmenin bir yıl daha uzadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanununa tabi süresiz sözleşmelerde feshi ihbar süresi bu kanunun 262. maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya feshi ihbar tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Altı aylık dönemin birinde tebliğ ettirilen feshi ihbar ancak bu dönem sonunda dava açma hakkı verir. Bu feshi ihbar sonraki dönem için kullanılamaz. Borçlar Kanununun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.4.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 8. maddesinde mecurun boş arsa olarak kiracıya teslim edildiği, tahliye anında da aynı şekilde teslim alınacağı, kiralayanın yazılı izni olmadan hiçbir inşai faaliyette bulunulamayacağı öngörülmüştür. Bu niteliğine göre kiralanan Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabidir. Kira sözleşmesi 1.4.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup 1.4.2006 tarihinden itibaren belirsiz süreli hale gelmiştir.7.3.2009 tarihinde tebliğ edilen feshi ihbar süresinde olmadığından 1.6.2009 tarihinde açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan sözleşmenin 3. maddesinde, tarafların 15 gün önceden noter bildirimi ile sözleşmeyi feshetmemesi durumunda sözleşmenin bir yıl daha uzayacağı öngörülmüş olup maddenin düzenleniş tarzına göre 1.4.2006 tarihinden sonraki dönem için bu süreden yararlanabilme imkanı bulunmamaktadır.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy