(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece tahliye davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, itirazın kaldırılması isteminin kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine karar davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya kapsamına, toplanan delillere ve karar yerinde yazılı gerekçeye göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İİK.'nun 68/son maddesi gereğince itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin sebeplerle kabulü halinde borçlu, talebin ayrı sebeplerle reddi halinde alacaklı diğer tarafın talebi üzerine yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Davalı borçlunun hakkında yapılan icra takibine kira tespit ilamının kesinleşmeden icraya konamayacağına ilişkin itirazı borca itiraz niteliğinde olup, mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verildiğine göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte yazılı sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın icra tazminatına hasren BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy