MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :06.10.2009
DAHİLİ DAVALI :... ve ark.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı yargılamanın yenilenmesi davasına dair karar davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iki adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi isteği ile açılan dava sonucunda paydaşlığın satılarak giderilmesine ilişkin olarak verilen ve temyiz edilmeden kesinleşen hükme yönelik yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın yenilenmesi isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, her şeyden önce tarafların yargılama gününü bilmeleri ile mümkündür. HUMK.nun 73. maddesi, "mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez" kuralını içermektedir. Hukuk mahkemelerinde asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi olup usulün olanak tanıdığı hallerde duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü hallerde vardır. Bu gibi durumlarda gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kağıdının tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, kanıtlar toplanarak sonuca ulaşılması gereklidir. Bu itibarla tebligat bilgilendirme özelliği yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Yasası ve Tüzüğünün amacı da tebliğin muhatabına ulaşması konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bunun belgeye bağlanmasıdır.
Tebligat Yasasının 20, 21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmazın paydaşlarından davalı ..., ..., ... ve ... adlarına tebliğe çıkarılan dava dilekçesi Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de, davalıların ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmediği gibi komşu imzası veya imzadan imtina edildiğine ilişkin açıklama alınmadan tebliğ edilmiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyeler yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmediğinden taraf teşkilinin sağlandığından sözedilemez. Taraf teşkili sağlanmadan karar verilemez. Mahkemece yapılacak iş davalılara dava dilekçesi ve duruşma gününün yöntemine uygun şekilde tebliğinin sağlanması bu şekilde taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, ayrıca davalılardan ... adına ilanen tebligat yapılmasına rağmen ilan tutanağı mahkeme divanhanesine asılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının inçelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.