MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :29.12.2009
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, %40 icra-inkar tazminatının tahsili ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında Kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel olması, bu kira bedelinin ihtarname ile verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, Ağustos 2006- Nisan 2008 arası eksik ödenen kira parasının tahsiline yönelik olarak anılan kira sözleşmesine dayanarak 05.05.2008 tarihinde Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5599 sayılı dosyası ile takip yaparak 3.487 Tl kira bedeli ve 388,76TL işlemiş faiz olmak üzere 3875,76 TL 'sının tahsilini istemiştir. Borçluya 13 Örnek ödeme emri 16.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, 30 gün içinde kira bedelinin ödenmesi istenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 260. maddesindeki 30 günlük süre beklenmeden 13.06.2008 tarihinde işbu dava ile tahliye isteminde bulunulmuştur. Bu durumda mahkemece, tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davalının temerrüdü nedeniyle kiralanandan tahliyesine de karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda 1 No’lu bentte yazılı nedenlerle alacağa yönelik hüküm kısmının ONANMASINA, 2 No’lu bentte yazılı nedenlerle borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın tahliyeye ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 9.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.