MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ:11.12.2009
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS:
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 15.8.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davacıya ait benzinlik ve müştemilatında kiracı olduğunu, sözleşmede devir yasağı olmasına rağmen fırın olarak kullanılan dükkanın davacının bilgisi dışında... ismindeki üçüncü şahsa farklı faaliyet alanı için kiraya verildiğini ayrıca kiralananın tam ve kusursuz olarak kiracıya teslim edilmesine rağmen akde aykırılığın devam ettiğini belirterek tahliye istemiştir. Davalı vekili, benzinlik içerisinde bulunan fırının davacının bilgisi ile lastikçi olarak kiraya verildiğini, belediye mevzuatı gereğince benzinlik ve fırın birarada olamayacağından zorunluluk nedeniyle tahliye edildiğini davacının baştan beri muvafakatının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.8.2005 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın benzinlik ve müştemilatı (Turkcell baz istasyonu hariç diğer tüm dükkan, büro ve tesisi) olduğu belirtilmiş özel şartlar 2.maddesinde ise kiracının kiralayanın yazılı muvafakatı olmadan mecuru kısmen ya da tamamen şirketlerin istifadesine tahsis edemeyeceği her ne surette olursa olsun alt kiracıya kiralayamayacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Davalı kiracı sözleşmedeki bu şarta aykırı olarak kiralanan içerisindeki fırın olarak çalıştırılan dükkanı davacı kiralayanın yazılı muvafakatını almadan 1.6.2006 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme ile dava dışı...'e oto lastik, cant satışı yapılmak üzere kiraya vermiştir. Bu durumda akde aykırılık olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece ihtarname ile tanınan süreye rağmen akde aykırılığın giderilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 8.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.