MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :3.5.2007
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ...- ... ve ... parsel No’lu taşınmazların ortaklığının giderilmesine ilişkindir.Mahkemece taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin borçlu davalı...’dan olan alacağının tahsili için yapılan icra takibinde borçlunun dava konusu edilen taşınmazlardaki hissesinin haczedilip haklarında ortaklığın giderilmesi davası açılması yönünden icra mahkemesinden yetki alındığını belirterek, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar duruşmalara katılmamış ve bir beyanda bulunmamışlardır.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliği’nden İcra İflas Kanunu’nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen ret edilmeyip icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Olayımıza gelince ; dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... No’lu parsel dışındaki taşınmazlara davalılar elbirliği halinde maliktir. Davacı, borçlu davalı... hakkında ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006 / 835 sayılı dosyasında 11.5.2006 tarihinde yaptığı icra takibi ile toplam 14.130.40 TL alacağın tahsilini istemiştir. Aynı tarihte ... Asliye Hukuk Mahkemesi de 2006 / 153-153 D İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı vermiş, 11.5.2006 tarihinde dava konusu edilen taşınmazlar haczedilmiştir. Takip aşamasında davacı alacaklı vekilinin hacizlerin fekkedilmesini talep etmesi üzerine icra müdürlüğü 4.3.2010 tarihli yazı ile taşınmazlar üzerindeki haczin bu dosyaya şamil olmak üzere kaldırıldığını tapu sicil müdürlüğüne bildirmiştir. Bu durumda icra borcunun ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, dava konusu edilen ve satışına karar verilen 281 No’lu parselde borçlu davalı...’un 32 / 224 payı bulunmaktadır. Bu haliyle taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine tabi olup bağımsız olarak payın haczi ve satışı mümkün olduğundan bu parsel hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 8.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
FE. aslının aynıdır.