MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :18.9.2009
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının karar yerinde gösterilmesi gerekir. Satış bedelinin, satışına karar verilen paylı mülkiyet hükümlerine tabi ise paydaşların tapudaki payları oranında, elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması halinde mirasçılık belgesindeki payları oranında, hem paylı,hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinin bir arada bulunması halinde ise tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve aynen bölünmesinin mümkün olmadığının anlaşılması sebebiyle satışına karar verilen 2919 parsel saylı taşınmaz üzerinde üç katlı bina, çelik yapı, ahır ve depodan oluşan muhdesatlar bulunmaktadır. Muhdesatlar hususunda taraflar arasında ittifak bulunmadığından İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 07.04.2009 ve 03.08.2009 tarihli raporlarda üzerindeki muhdesatların değeri saptandıktan sonra davalı ... tarafından yapılmış olması ya da tarafların mirasbırakanı tarafından yapılmış olmasına göre alternatifli şekilde tevzi cetveli düzenlenmiştir. Mahkeme ise satış kararı verirken satış bedelinin dağıtımı konusunda bilirkişi raporlarına atıfta bulunmakla yetinmiş, ancak hangi dağıtım sistemine göre satış bedelinin paylaştırılacağının karar yerinde gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde 2942 sayılı Yasa'nın 7. maddesi gereğince kamulaştırma şerhi bulunmakta olup mahkemece, kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleştiği takdirde kamulaştırılan kısmın ifraz edilerek kalan kısmın ortaklığının giderilmesine karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde satış kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilirken, hüküm fıkrasında satışın ne şekilde yapılacağı ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağına hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, taşınmaza satış aşamasında yeniden değer takdir edilebileceği göz önünde bulundurulmadan bilirkişi raporunda gösterilen değer üzerinden satışına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 9.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.