MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :26.1.2010
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 30.000 TL kira alacağı ve 23.055.65 TL eski hale getirme bedelinin tahsiline ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 21.813 TL eski hale getirme bedelinin tahsiline, kira alacağı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralanan dükkanda kiracı olup, taşınmazı 30.9.2006 tarihinde tahliye edeceğine dair tahliye taahhüdü vermesine karşın bu tarihte tahliye etmeyerek bu tarihten mahkemece verilen tevdi mahalli tayini kararına kadar kiralananı fuzulen işgal ettiğini, bu durumda davacının tahliye edileceği taahhüt edilen tarih ile kiralananın boşaltıldığı tarihe kadar olan işgal sürecinde uğradığı zararı isteyebileceğini, bu itibarla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalarak 30.000 TL talep ettiklerini, diğer yandan davalının sözleşme gereği kiralananda bırakması gereken dekor ve iç ve dış tüm düzenlemeleri söküp götürdüğünü, bunların bedelinin de mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte 23.055.65 TL olarak saptandığını belirterek, toplam 53.055.65 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacının taleplerinin yerinde olmadığını, kiralananın 1.3.2006 tarihinde yedi ay süreyle kiralandığını, ancak davalının iş yeri olarak kullanmak üzere yaptırdığı inşaatın uzaması nedeniyle kira süresinin sonunda taşınmazı tahliye edemediğini, inşaatın bitiminde tahliye etmek istemiş ise de bu kez davacının kiralanan anahtarlarını almaya yanaşmadığını, bunun üzerine davalının mahkemeden aldığı tevdi mahalli tayini kararı ile kiralananı boş olarak tahliye ve teslim ettiğini, müvekkilinin fiili kullanım süresince tüm kira bedellerini ödediğini, davacının tazmini gerektirecek bir zararının olmadığını, kiralananda yaptırdığı kepenk merdiven kartonpiyer vs’nin de tahliye sırasında davacıya bırakıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.3.2006 başlangıç tarihli ve yedi ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parası 10.000 TL olarak belirlenmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 8. maddesinde de kiracının bir ay önceden haber vermek şartıyla gerekçe göstermeksizin işbu sözleşmeyi feshedebileceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Kiracılık süresi içinde davalı 1.5.2006 tarihinde verdiği tahliye taahhüdü ile kiralananı 30.9.2006 tarihinde tahliye etmeyi taahhüt etmiş, ancak süresinde boşaltmaması üzerine davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006 / 1718 esas 2007 / 275 karar sayılı dosyasında tahliye taahhüdüne dayanılarak 27.10.2006 tarihinde tahliye davası açılmıştır. Bu arada davalı 5.1.2007 tarihinde kiralananın tahliye edildiğinin tespiti ile anahtarın teslimi yönünden tevdi mahalli isteminde bulunmuş, mahkeme aracılığı ile yapılan tespitte kiralananın 5.1.2007 tarihi itibariyle tahliye edildiği saptanarak 17.1.2007 tarihli kararla mahkeme yazı işleri müdürlüğü tevdi mahalli olarak tayin edilmiştir. Buna ilişkin kararın 15.2.2007 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine kiralanan anahtarları 19.2.2007 tarihli tutanakla teslim alınmıştır. Kiralanan anahtarlarının tevdi mahallinde olduğu 15.2.2007 tarihinde davacıya bildirildiğine göre bu durumda kiralananın 15.2.2007 tarihine kadar davalının kullanımında olduğunun ve kiracılık ilişkisinin bu tarihe kadar devam ettiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla davalı bu tarihe kadar kira ödemelerinden sorumludur.Dosyaya sunulan ödeme belgesine göre ise davalı tarafından son olarak 4.12.2006 tarihinde Aralık 2006 ayı kirası ödenmiştir. Her ne kadar davalı tahliye tarihine kadar kira borcunun olmadığını savunmuş ise de buna dair bir ödeme belgesi ibraz edememiştir. O halde davacının 15.2.2007 tarihine kadar olan kira alacaklarını istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece kiralananın tahliye edildiğinin bildirildiği tarihe kadar kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacak talebinin tümden ret edilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına ve kira alacağına yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle davacı yararına ve kira alacağına yönelik olarak BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 750 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 29.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.