(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 248)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, akde aykırılık ve temerrüt nedenleri ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin akde aykırılık nedeni tahliye istemine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin temerrüt nedeni ile tahliye istemine ilişkin temyiz itirazına gelince:
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 1.10.2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin özel hükümler bölümünün 3.1. maddesine göre kira bedelinin kiralananda elde edilen hasılatın KDV bedelleri düşüldükten sonra kalan miktarı üzerinden ödeneceği, kira miktarının aylık ciro üzerinden maddede belirtilen oranlara göre kademeli olarak hesaplanarak belirleneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı 11.3.2008 ve 18.3.2008 tarihlerinde başlattığı icra takiplerinde 2007 yılına ait Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait ödenmeyen kira bedellerinin ve bu kiralara ilişkin işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Kira bedelinin ödendiğinin davalı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Davalı ödeme savunmasını kendi ticari defterlerine ve davacının banka hesaplarına dayandırmaktadır. Mahkemece taraflar şirket olduklarından ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 15.10.2009 tarihli heyet raporunda davacının takip konusu yaptığı kira alacağı faturalarından dolayı borcunun olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişiler raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de eldeki davada, yapılan bu inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Bilirkişiler raporunun sonuç bölümünde davalının borcu olmadığı açıklanmış ise de dava konusu aylara ilişkin kira miktarının nasıl hesaplandığı ödemelerin ticari deftere ne suretle kaydedildiği, hangi tarihte ödendiği, faiz hesaplamalarının nasıl yapıldığı rapordan anlaşılamamıştır. Ayrıca bilirkişi raporunda davalıya ait dava konusu faturaların standartlara uygun olarak ticari defterlere kayıtlı olduğu ve ticari defterlerin birbirini teyit ettiği usulüne uygun tutuldukları belirlenmiş ise de defterlerin kapanış tasdiklerinin olmaması nedeni ile kendi lehine delil olma özelliğine sahip olmadığı da açıklanmıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, konunun uzman yeni bilirkişilere istenilen aylar kira paralarının sözleşmenin özel şartlar 3.1 maddesine göre hesaplattırılarak, dava konusu aylara ilişkin ödenmesi gereken kira parası ve işlemiş faizin denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi daha sonra defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı göz önünde bulundurularak ve ticari defterlerin ödemelere ilişkin delil olma özelliği de dikkate alınarak dava konusu kira bedellerinin hangi tarihte ödendiği, ödeme gününe göre faiz işletilip işletilmediği konularında bilirkişilerden yeterli ve denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy