6. Hukuk Dairesi 2010/7497 E., 2010/13374 K. ÖNALIM HAKKI PAYLI MÜLKİYET İLİŞKİSİ
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 733 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece 13.450 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne, davalı Ş…
…. K…
…. adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 13 No'lu parselin paydaşlarından olduğunu, Hollanda'da ikamet ettiğini, Türkiye'ye dönüşünde bir işlem için tapu sicil müdürlüğüne gittiğinde dava konusu edilen payın 28.2.2005 tarihinde davalı M…
….. K…
….'a satıldığını, onun da önalım hakkının kullanılmasını engellemek için 29.9.2005 tarihinde eşi olan davalıya bağışladığını öğrendiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, önalım hakkının payın üçüncü kişiye satılması halinde kullanılabileceğini, tapuda davalı Ş…
…. K…
….'a yapılan temlikin ise bağış olması nedeniyle davacının önalım hakkının bulunmadığını, diğer yandan üzerinde pay olmayan davalı M…
….. K…
….'a dava açılamayacağını, ayrıca payın dava tarihindeki değerinin tespitini istediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur.
Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir.
Ancak davacı, tapuda yapılan işlemin tarafı olmadığından tapuda yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğu iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. İşlemin gerçekte bağış olmayıp satış olduğunun belirlenmesi halinde şayet satış bedeli kanıtlanabilirse bu bedel, yoksa keşfen bilirkişi aracılığı ile tapudaki işlem tarihinde saptanan bedel önalım bedeli olur.
Olayımıza gelince davacının paydaşı olduğu 13 No'lu parselde bulunan ve dava konu edilen 528 / 972 pay taşınmazın bir kısım paydaşları tarafından 28.2.2005 tarihinde 13.000 TL bedelle davalı M…
….. K…
….'a satılmıştır. Adı geçen davalı da söz konusu payı 29.9.2005 tarihinde eşi olan davalıya 13.000 TL bedel gösterilerek bağışlamıştır.
Davacı son temlikin muvazaalı olup gerçekte payın satıldığını ileri sürerek önalım davası açmıştır. Bu iddia üzerine mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 2.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda temlik tarihi itibariyle payın değerinin 382.528.96 TL dava ise 421.509.44 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen davanın kabulüne dair karar Dairemizin 4.11.2008 gün ve 9209-11961 sayılı kararı ile dava konusu edilen payın davalı Ş…
…. K…
….'a bağışlanmış olması ve bu durumda önalım hakkının kullanılamayacağına işaretle bozulmuş ise de mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.2.2010 gün ve 2010 / 6-94 esas 2010 / 100 karar sayılı kararı ile gerçekte davalı Ş…
…. K…
….'a yapılan temlikin muvazaalı olup davacının önalım hakkının bulunduğunu belirterek, diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı yeniden Dairemize göndermiştir. Bu şekilde son durum itibariyle yapılan temlikin muvazaalı olduğu, payın aslında davalı Ş…
…. K…
….'a satıldığı sonucuna varıldığından yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde gerçek satış bedeli belirlenemediğine göre keşfen saptanan değer üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmesi gerekirken işlemin taraflarınca tapuda beyan edilen değer esas alınarak önalım hakkının tanınması yerinde değildir.
Bu durumda mahkemece bilirkişi aracılığı ile temlik tarihi itibariyle belirlenen 382.528.96 TL üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı davacıdan sorularak, kabul etmesi halinde önalım bedelini depo etmesi için uygun bir süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy