(4721 S. K. m. 644)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, dört adet taşınmazın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davacı N. Y. yönünden aktif husumete ehil olmadığından reddine, davacı D. Y. yönünden kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar M. ve M. Y. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalıların 102 Ada 13, 102 Ada 269 ve 104 Ada 133 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Temyiz eden davalıların 56 Ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, 56 Ada 7 parsel sayılı taşınmaza da davacı D. Y.'nın mirasbırakanı M. Y.'ın paydaş olduğunu, M. Y.'ın ölümü ile bu payın mirasçılarına kaldığını ileri sürerek elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilmesini istemiştir.
Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/410-442 K. sayılı mirasçılık belgesinin incelenmesinden tarafların ortak miras bırakanı O. oğlu M. Y.'ın 3.6.2009 tarihinde öldüğü, mirasının 56 pay kabul edilerek 14 payının E. Y.'a, 6'şar payının ise D., E.,A.,M.,M. ,M. ile oğlu O.'in çocuktan M. Y. ve E. Y.'a kaldığı görülmektedir. Dava konusu edilen 56 Ada 7 parsel sayılı taşınmaz tapuda M. Y., E. Y., M. Y., A. B., M. Y., M. Y. ve E. G. adına paylı mülkiyete tabidir. Muris M. Y.'ın ölümünden sonra tarafların tapuda intikal yaptırdığı ve bir kısım paydaşların paylarını devrettikleri, davacı D. Y.'nın da payını devrettiği, paydaşlardan M. Y.'ın miras bırakan değil mirasçı M. Y. olduğu her ikisinin de baba adının O. olduğu dosyada bulunan tapu kaydı ve mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece anılan taşınmazda davacıların hak sahibi olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte yazılı sebeplerle 102 Ada 13, 102 Ada 269 ve 104 Ada 133 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hüküm kısmının ONANMASINA, yukarda (2) numaralı bentte yazılı sebeplerle hükmün 56 Ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy