(4721 S. K. m. 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı E. G. tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekiliyle birleşen dosya davacı vekili geldiler. Davalı ve vekili gelmedi. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payların iptaliyle asıl davada davacı E. G., birleşen davada davacı S. A. adına tesciline ilişkindir. Mahkemece birleşen davanın kabulüne, asıl davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı E. G. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı E. G. vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 27 numaralı parselin paydaşlarından olup davalı A. A.'ın aynı taşınmazda paydaşlar F. A., K. A., C. A. ve A. Y.'ın paylarını toplam 24.000 TL bedelle, Ö. A.'ın payını da 16.500 TL bedelle satın aldığını, yapılan pay satışlarının müvekkiline bildirilmediğini, satıştan 4.5.2010 tarihinde haberdar olan davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir. Birleşen davada da, davacı S. A. vekili, davalı A. A.'ın satın aldığı paylarla birlikte asıl davanın davacısı E. G.'ün de 6.8.2010 tarihinde taşınmazın paydaşı A. A.'dan 30.000 TL bedelle satın aldığı paya dair önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, A. A. ve E. G. adlarına kayıtlı payların iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı A. A. vekili, davanın reddine karar verilmesini isterken, hakkında dava açılan davacı-davalı E. G. vekili, müvekkilinin davaya konu taşınmazda A. A.'ın 24 /96 payını 6.8.2010 tarihinde 30.000 TL bedelle satın aldıktan sonra durumu 8.8.2010 tarihinde davacı S. A.'a bildirdiğini, S. A.'ın da aynı tarihte müvekkilinin aldığı paya dair önalım hakkından feragat ettiğine dair belge düzenlediğini, buna göre dava üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gibi, davacı önalım hakkından feragat ettiğinden müvekkili hakkında açılan davanın hukuki bir sebebe dayanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen 3. bir şahsa satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 733/3 maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Önalım hakkı kullanma yetkisi doğan paydaş, bu hakkı kullanıp kullanmamakta tamamen serbesttir. İsterse kullanır, istemezse kullanmaz ya da kullandıktan sonra bu haktan feragat edebilir. Bu hak özel hukuktan doğan bir hak olduğundan hak sahibinin iradesine tabidir. Haktan feragat, niteliği gereği hukuki sonuç doğuran tek taraflı bir hukuki muameledir. Medeni Kanun'un 733. maddesine göre önalım hakkından feragat belli bir şahsa karşı ya da herkese karşı olabileceği gibi dava açıldıktan sonra bu haktan feragat etmek de mümkündür.
Önalım hakkı sahibi paylı taşınmazdaki payın 3. şahsa satışından önce, satıştan sonra veya dava açıldıktan sonra bu hakkından vazgeçebilir Belli bir şahsa karşı önalım hakkından feragat eden paydaş yeni bir satım yapılması halinde önalım hakkını kullanabilir. Medeni Kanunun 733. maddesi ve 16.5.1951 gün ve 19/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği belli bir şahsa karşı önalım hakkından feragatin adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen payların dair bulunduğu 27 numaralı parselde önce davacı E. G. taşınmazın paydaşlarından A. A.'ın 24/96 payını 6.8.2009 tarihinde 30.000 TL bedelle satın almış, sonrasında da davalı A. A. paydaşlardan F. A., K. A., C. A. ve A. Y.'ın toplam 36/96 paylarını 28.4.2010 tarihinde 24.000 TL bedelle, Ö. A.'ın 24/96 payını da 30.4.2010 tarihinde 16.500 TL bedelle satın almıştır. Taşınmazda daha önce paydaş haline gelen davacı E. G., davalı A. A.'ın satın aldığı paylara yönelik önalım davası açarken, birleşen dava ile de davacı S. A., hem A. A.'ın, hem de davacı E. G.'ün satın aldığı paylara dair olarak önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Ne var ki davacı S. A., diğer davacı E. G.'ün pay satın almasından sonra 8.8.2009 tarihinde düzenlediği adi yazılı feragatnameyle davacı E. G.'ün A. A.'dan satın aldığı 24/96 paya yönelik olarak önalım hakkını kullanmaktan feragat ettiğini kabul ve taahhüt etmiştir. Her ne kadar belge adi yazılı olarak düzenlense de, belirli bir satışa dair olduğundan geçerli olup, bilirkişi raporu ile de belgedeki imzanın davacı S. A.'a ait olduğu tespit edilmiştir. Ortada belli bir şahsa karşı önalım hakkından feragat bulunduğundan Medeni Kanun'un 733/2 maddesi gereğince resmi şekilde yapılması ve tapu siciline şerh edilmesi gerekmemektedir. Bu durumda davacı S. A.'ın davacı E. G.'e karşı açtığı davanın önalım hakkından feragat sebebiyle reddi gerekir. Belirtilen feragat sebebiyle davacı-davalı E. G.'ün davacı S. A. yönünden taşınmazdaki paydaşlığı kesinleşmiştir. Bu durumda E. G.'ün taşınmazda kendisinden sonra paydaş olan davalı A. A.'ın satın aldığı paylara dair olarak önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece E. G.'ün A. A.'ın satın aldığı paylar yönünden payına düşen önalım bedelini depo etmesi için kendisine süre ve olanak tanınarak, depo kararının yerine getirilmesi halinde davalı A. A. adına kayıtlı payların iptaliyle eşit şekilde davacılar S. A. ve E. G. adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı H.M.K.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendini vekille temsil ettiren davacı-davalı E. G. yararına takdir olunan 825.-TL vekalet ücretinin davacı S. A. ve davalı A. A.'dan alınarak davacı-davalı E. G.'e verilmesine, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy