MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi(icra)
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle İİK.nun 269/a maddesi gereğince kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı borçlu ... tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 269/a maddesinde "borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir" hükmü yer almaktadır.
Davacı alacaklının 6.7.2010 tarihinde başlattığı icra takibi üzerine ödeme emri davalı borçluya 12.7.2010 tarihinde tebliğ edilmiş; dava,yasal ödeme süresi olan 30 günün bitimi tarihini takip eden İİK.nun 269/a maddesinde açıklanan altı aylık dava açma süresiden sonra 7.4.2011 tarihinde açılmıştır. Takip dosyasında davacı alacaklı vekilinin isteği üzerine ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle ikinci bir ödeme emrinin tebliğ edildiği görülmekte ise de 12.7.2010 tarihli ilk ödeme emrinin davalıya tebliğindeki usulsüzlük şikayet yolu ile iptal edilmedikçe geçerlidir. Bu nedenle takip kesinleşmiştir. Aynı takipte davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildikten ve takip kesinleştikten sonra dava açma süresini kaçıran davacı alacaklının talebi üzerine davalı borçlu lehine oluşan süre aşımını ortadan kaldıracak şekilde davalı borçluya ödeme emri ikinci defa tebliğ ettirilmiş olup, ikinci defa ödeme emrinin tebliğ ettirilmesi dava açma süresi yönünden sonuca etkili değildir. Bu durumda mahkemece, İ.İ.K. 269/a maddesi gereğince davanın süresi içerisinde açılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 maddesi gözetilerek BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.