MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı ve elbirliği mülkiyetine konu mallarda ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu özelliği ve HUMK.’nun 569/2.maddesi uyarınca tüm paydaşların davada taraf olmaları zorunludur. Paydaşlardan biri ölü ise ölü paydaşın mirasçılık belgesine göre belirlenecek mirasçılarının davaya katılması böylece taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.
Olayımızda; ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmaz paydaşlarından ...'in tapuda isminin ''...'' olarak düzeltilmesine karar verildiği ibraz edilen mahkeme ilamından anlaşılmakla birlikte kararın kesinleşmiş suretinin dosya içerisinde bulunmadığı gibi düzeltilmiş şekliyle güncel tapu kaydına da dosya içerisinde rastlanmamıştır. Ayrıca ...'nin ve taşınmaz paydaşlarından ... oğlu ...'un taraf olarak davada yer almadıkları görülmüştür. Öte yandan taşınmaz paydaşlarından ...'e ait olduğu iddiasıyla dosyaya iki farklı mirasçılık belgesi ibraz edilmiş, mahkemece yanlış veraset ilamının iptali sağlanarak hükme esas alınacak veraset ilamı belirlenmediği gibi, mirasçılık belgelerindeki miras bırakanın adı ile tapuda paydaş olan kişinin adının tam olarak uyumlu olmadığı görülmüştür. Mahkemece belirtilen eksiklikler giderilip doğru kayıt ve belgelere göre eksiksiz taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy