MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali - Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu iptali ve önalım davasına dair karar, müdahil davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalıma konu payın iptali ve davacı ile müdahil davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü müdahil davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davaya konu ... parsel No’lu parselin 3/40 payı ... adına kayıtlı iken adı geçenin 27.09.2005 tarihinde payını 2.000.-TL bedelle davalıya satması üzerine süresinde açılan iş bu dava ile davacı ve müdahil davacılar önalım hakkının tanınmasını istemiş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise, tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Davaya konu taşınmaza ait incelenen tapu kaydına göre; davacı ...’nin tapuda müstakil bir payı bulunmamaktadır. Taşınmazın 3/20 payı elbirliği hükümlerine göre davacı ..., ..., ..., ... ve ... adına kayıtlıdır. Davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu olup yukarıda açıklandığı üzere ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy