MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması - Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, icra takibine yapılan itiraz nedeni ile itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, tahliye talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında 2009 yılı Temmuz- 2010 yılı Ağustos ayı dahil olmak üzere aylık 500-TL üzerinden 14 aylık kira alacağı 7000 TL nin tahsili için icra takibi yaptığını, davalının süresinde itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının ödemede bulunmadığını bildirerek itirazın kaldırılmasını ve davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye "muhatabın dağıtım esnasında adreste bulunmadığı, alıcının işe gittiği açıklanarak muhtar ... imzasına teslim edildiği ve 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı, komşu olarak davacı ...'a haber verildiği" şerhi ile tebliğ edilmiş ise de, haber verilen komşunun imzası alınmadığı gibi imzadan imtina ettiğine ilişkin bir açıklama da bulunmadığından yapılan tebligat usulsüzdür. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir yöntemine uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy