(818 S. K. m. 263)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 263. maddesi kira, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddetin hitamında kiralayanın malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın kiralananın kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiçbiri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise gayrimuayyen bir müddet için tecdit edilmiş sayılır hükmünü içermektedir. Yenilenmiş olan kira sözleşmesi önceki sözleşmenin koşullarını aynen taşır. Sözleşmenin yenilenmesi ile belli süreli sözleşme süresi belli olmayan sözleşme haline gelir. Ancak taraflar yenileme koşulları ile yeni sözleşmenin süresini sözleşmede kararlaştırabilir.
Olayımıza gelince; davacı, davalı ile aralarında 4159 ada 12 parselde kayıtlı arsa üzerine baz istasyonu kurulması amacıyla 25.4.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıya 19.1.2010 keşide tarihli ihtarla akdin yenilenmeyeceğinin ve tahliye isteminin bildirilmesine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek akdin feshi ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı, sözleşmenin 3.maddesi gereğince fesih ihbarının sözleşmenin bitiminden üç ay evvel tebliğ edilmesi gerektiğini, bu koşula uyulmadığından ihbarın geçersiz olduğunu ve sözleşmenin aynı şartlarla ve aynı süre ile yenilendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ihbarın sözleşmenin üçüncü maddesine uygun yapıldığı kabul edilerek tahliyeye karar karar verilmiştir.
Taraflar arasında 25.4.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde, kiralananın arsa olduğu ve baz istasyonu için kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 3. maddesine göre sürenin hitamından üç ay evvel taraflardan herhangi biri akdi feshettiğini diğer tarafa noter kanalıyla açık bir biçimde ihbar etmedikçe sözleşme aynı şartlarla ve aynı süre ile uzatılmış sayılacaktır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. O halde süre sonu olan 25.4.2010 'da tahliyeyi sağlayabilmek için ihbarın en geç 25.1.2010 tarihinden önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Davacı tarafından keşide edilen ihbarname 27.1.2010 tarihinde tebliğ edilmekle beş yıllık kira süresinin bitiminden evvel sözleşmenin 3. maddesine uygun feshi ihbarda bulunulduğundan söz edilemez. Bu durumda, sözleşmenin 3. madde gereğince aynı şartlarla ve aynı süre ile yenilendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.02.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy