MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, beş adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece ... nolu parselin ifrazen diğer parsellerin satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından ... nolu parsel yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin muhdesat bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhtesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhtesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhtesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhtesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhtesata isabet eden kısım muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhtesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Mahkemece, ... nolu parselin satış suretiyle ortaklığın giderilmesine ve 21/04/2010 tarihli fen bilirkişisi raporunda A harfi ile kırmızı renkte taralı bağın davalı ...'e ait olduğunun tespiti ile, bağın satışından elde edilecek miktarın bilirkişi raporundaki oran doğrultusunda ...'e ödenmesine, ... parselin yine aynı fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısım dışındaki bağın satışından elde edilecek kısmın davalı ...'a ödenmesine, bağın dışındaki taşınmaza ait olan miktarın hisseler oranın da taraflara ödenmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Satışına karar verilen ... nolu parsel üzerinde bulunan davalı ... tarafından yapılan muhdesat değeri yönünden bilirkişi raporundaki oranlamaya atıf yapılmış ise de; infazda tereddüt yaratacak şekilde hangi tarihli bilirkişi raporuna atıf yapıldığı belirtilmediği
gibi dosyada bulunan hiçbir bilirkişi raporunda oran kurulmadığı görülmektedir. Bu durumda Mahkemece yukarda açıklanan esaslara göre bilirkişi raporu alınarak satış bedelinin paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken oran kurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün ... nolu parsele ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy