MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, satılan payın iptaline, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... ... Köyündeki ... ada ... nolu parselde paydaş olduğunu, diğer paydaş ...'ın ½ payını 07.07.2010 tarihinde 6.400-TL bedelle davalıya sattığını ancak gerçek değerinin 10.000-TL olduğunu bu bedel ile almak istediğini belirterek önalım hakkının tanınmasını ve davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, satışın 6.400-TL olarak yapıldığını Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın yerinde olmadığını görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini bildirmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vermiş ve davalı vekili temyizi üzerine karar onanmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesi davanın kabulüne 6.611-TL tapu bedeli ve satış masrafları üzerinden önalım hakkının kabulüne karar verilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Önalıma konu payın bulunduğu ..., ..., ... Köyündeki ... ada ... nolu parseldeki ½ payı davalının 07.07.2010 tarihinde 6.400-TL bedelle satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalıya onama kararı tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamıştır. Davalı cevap dilekçesi ile davaya konu taşınmazın kullanımı konusunda harici olarak anlaşıldığını, herkesin kendi yerini eylemli olarak kullandığını, satıcı tarafından kullanılan yerin satın alındığını belirterek fiili taksim savunmasında bulunmuştur. Yukarda açıklanan
esaslar çerçevesinde fiili taksim savunması re'sen nazara alınacağından davalının fiili taksim savunması üzerinde durularak varsa bu konuda taraf delillerinin toplanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy