(818 S. K. m. 263)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü:
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlattığı icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi nedeniyle icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece kira sözleşmesi süresi sona erdiğinden davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.03.2003 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 350 TL olarak belirlenmiş ve DİE artış oranı kararlaştırılmıştır. Sözleşme kapsamında kiralananın arsa vasfında olduğu ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz Borçlar Kanunu Hükümlerine tabi bulunduğundan, taraflar arasında yapılan 01.03.2003 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesinin 01.03.2005 tarihinden itibaren, BK.nun 263 üncü maddesine göre gayrimuayyen (belirsiz) süreli olarak uzadığının kabulü gerekir. Bu itibarla kira sözleşmesinin 2 yıl ile sınırlı olarak yapıldığının kabulü doğru değildir. Taraflar arasında kira sözleşmesi sona ermediğine göre kira ilişkisi devam etmektedir. Davalı taşınmazda kiracı olarak bulunmaya devam ettiği müddetçe kira bedelini ödemek zorundadır. Bu nedenle mahkemece, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy