(2004 S. K. m. 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın 20.328.-TL asıl alacak, 965,34-TL işlemiş faiz, 17.398,08-TL cezai şart ve 438,08-TL damga vergisi olmak üzere toplam 39.124,50-TL üzerinden iptaline, takibin devamına, asıl alacak miktarı üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kiralananı 01.07.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, her ayın 5.gününe kadar ödenmesi gereken kira parasının bugüne kadar bir aylık kira parası dışında ödenmediğini, yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, davalının savunmalarının yerinde olmadığını, sözleşmenin 22.maddesinde kiralananın kullanılmaması halinde dahi kira parasının ödenmesi gerektiğinin yazılı olduğunu, kira parası ödenmemesi halinde yasal faiz oranında gecikme zammı uygulanacağının ve kiracının sözleşmede yer alan şartlara uymaması halinde idarenin sözleşmeyi feshederek kalan kira borçları ile diğer masrafları tazminat olarak isteyebileceğinin sözleşmenin 29 ve 34.maddeleri ile kararlaştırıldığını bildirerek, 21.944.TL asıl alacak, 935.34.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.919,34 TL kira alacağının takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, takip tarihinden sonraki döneme ait olmak üzere 20.264.TL cezai şartın ve 438 TL damga vergisinin tahsiline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, takipte aylık kira bedelinin hangi aylar için ne miktar olarak istendiğinin belli olmadığını, cezai şartın ilamsız takibe konu edilemeyeceğini, takibin yasaya uygun olmadığını, kira parasının bir aylık değil 2 aylık ödendiğini, alacaklı tarafından Ankara 43. Noterliğinden gönderilen ihtar ile tek taraflı olarak kira sözleşmesinin feshedilerek teminatın irat kaydedildiğini, kiralayan ile yerel belediye arasındaki uyuşmazlık nedeni ile kiralananın kullanıma hazır halde teslim edilmediğini, restorasyon işinin yapılamadığını, kiralayanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden geçmiş günler kira parası ve cezai şart istenemeyeceğini bildirerek haksız davanın reddine ve % 40 icra inkar tazminatı verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kiralananın 01.07.2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı tarafından kiralandığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlığın kira parasının ödenip ödenmediği konusunda olduğunu, davalının kiralanın usulüne uygun olarak kendisine teslim edilmediği savunmasının yerinde olmadığını, sözleşmenin 22. maddesi ile kiralanan yerin işletilememesi halinde dahi kira parasının tam olarak zamanında ödenmesi gerektiğini, davalı hakkında haciz ve tahliye istemli takip yapıldığını, 30 günlük süre içinde ödeme yapılmadığını, bilirkişi raporu ile alacak miktarının belirlendiğini gerekçe göstererek itirazın iptali istemi yönünden davanın kısmen kabulüne 20.328-TL asıl alacak 965,34-TL işlemiş faiz, 17.393,08-TL cezai şart, 438,08-TL damga vergisi olmak üzere toplam 39.124,50-TL üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı 8.131-TL'nin davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve davaya esas alınan 01.07.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kira sözleşmesi yapıldığı günden bugüne kadar kira parasının ödenmediğinden kira alacağının tahsilini istemiş, davalı iki aylık kira parası ödendiğini ve kiralananın usulüne uygun olarak kendisine teslim edilmediğinden kira parası ödeme zorunluluğu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davacı vekili19.02.2009 tarihli ödeme emri ile 01.07.2007 - 01.02.2009 tarihleri arası 18 aylık kira bedeli olarak 21.944-TL kira alacağını istemiştir. Davalı 03.07.2007 ve 06.08.2007 tarihlerinde 2007 yılı Temmuz ve Ağustos ayları kira parasını usulüne uygun olarak kiralayan hesabına ödemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira başlangıç tarihi ile takip tarihi arasındaki 20 aylık süre gözönüne alınarak 20 aylık kira alacağı üzerinden hesaplama yapılmış ve davalı tarafından yapılan ödemeler nedeni ile gecikme zammı ve cezai şart hesaplaması usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, kiralananın ne zaman tahliye edildiğinin belirlenmesi, davacının hangi aylar kira parasını ne kadar miktar üzerinden istediği sorulup açıklattırılması, davalı kiracının yaptığı ödemeler gözönüne alınması, konusunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması, asıl kira alacağı ve varsa gecikme zammı ile faizin belirlenmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy