(2004 S. K. m. 269) (818 S. K. m. 260)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece kiralananın tahliyesine, itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile 6.670.-TL kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmiştir.
Davalı aleyhine haciz ve tahliye istekli icra takibi 25.12.2009 tarihinde yapılmış, yasal otuz günlük ödeme süreli ödeme emri 14.1.2010 tarihinde davalı ya tebliğ edilmiştir. Tahliye davası İİK. nun 269. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken Borçlar Kanununun 260. maddesinde yer alan otuz günlük ödeme süresi beklenmeden 28.1.2010 tarihinde açıldığından mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca mahkemece takibe konu alacağın kısmen kabulü ile kabul edilen kısım için takibin devamına karar verildiğine göre davalı vekilinin talebi gereği reddedilen alacak için davalı yararına inkar tazminatı ile vekalet ücreti takdir edilmemesi ve mahkeme masraflarının da kabul ve red edilen miktara göre oranlama yapılarak bölüştürülmemesi de hatalı olmuştur.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy