(2004 S. K. m. 269)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklılar icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında 28.7.2010 tarihinde haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibinde aylık 700.-TL üzerinden 2009 Aralık ve 2010 Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları kira parası 5.600.-TL'nin ödenmesini istemiştir. Ödeme emri davalıya 4.8.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı 7 günlük yasal süresi içerisinde, 4900 TL. kira borcu olduğu bunun dışındaki borç ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek takibe itiraz etmiştir.
Ödeme emri 4.8.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup icra takibine konu edilen aylar kira paraları tutarı 5600 TL ödeme emrinde verilen yasal 30 günlük süre içinde 26.8.2010 tarihinde davacının banka hesabına ödenmiştir. Nitekim davacı vekili bu ödemelerin icra takibine konu edilen 1.12.2009 tarihinden 1.7.2010 tarihine kadar 8 aylık kira bedeline dair olduğunu ve bankaya ödendiğini 6.10.2010 havale tarihli dilekçesinin 3. bendinde kabul etmiştir. Bu durumda 30 günlük süre içerisinde kira alacağı ödenmiş olup ferileri olan faiz, icra gideri, avukatlık ücreti vs, gibi kısımların ödenmemesi temerrüde esas alınıp tahliye kararı verilemez. Bu durumda tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan yukarda açıklandığı şekilde davacı vekili takibe konu kira bedellerinin tamamının ödendiğini kabul etmiş bulunduğundan sadece faize dair 184.64 TL yönünden itirazın kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılması doğru değildir.
Karar bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın 6100 Sayılı HMKya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy