MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanımdan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kullanımında iken kiralananda yangın çıkması nedeniyle oluşan hasarların bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, tespit raporuna göre oluşan 8.645,00 TL hasarın faizi ile tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, dava konusu yerin kendilerince kullanılmaya başlanmadan önce de boya ve tamir gerektirdiğini, zaten kirli olup, yangın esnasında yeni bir kirlilik meydana gelmediğini, yangında kendilerinin kusuru bulunmadığını, binanın yangına karşı koruma önlemlerinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasında 16.11.2007 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının kullanımında iken taşınmazda yangın çıktığı ve bir takım hasarların oluştuğu, yaptırılan tespit raporu ile anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle kiralananda meydana gelen yangın olayı ile ilgili varsa soruşturma dosyası ve itfaiye raporları ve diğer belgeler incelenerek davalı kiracının yangının çıkmasında herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan meydana gelen zararın tamamının davalıya yüklenecek şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrası alınan tespit raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmakta olup, söz konusu çelişkinin neden kaynaklandığı ve gerekirse çelişkiyi giderecek şekilde üçüncü bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporuyla belirlendiğinden, bu nedenle ortada likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden, icra inkar tazminatının reddine karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy