MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kişisel eşyanın iadesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kişisel eşyanın iadesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... ile evli iken boşandıklarını, müvekkiline gerek nişanda, gerekse düğün merasiminde takılan 1 adet 160 gr ağırlığında set, 1 adet 80 gram ağırlığında set, 29 adet ortalama 15 gr bilezik, 23 adet çeyrek altın, 2 adet 50' lik altın, 1 adet künye ile, düğünde takılan paralarla alınan 3 adet bileziğin müvekkilinden alınarak davalı ...'ya verildiğini, daha sonra davalıların altınları bozdurup tapu kaydı davalı ... adına olacak şekilde ev satın aldıklarını, davalılardan altınları istemesine rağmen bu güne kadar altınların kendisine iade edilmediğini belirterek ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedeli olan 60.000 TL'nin yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili ise davacının bahsettiği evin emekli ikramiyesi ile otomobil satılarak alınan ve daha sonra takas edilen bir ev olduğunu, evliliklerinde takılan altınlarla alınmadığını, davacının altınları bozdurarak annesine ev kendisine araba aldığını, kardeşine destek olduğunu, davacının maaşı ile bunları yapamayacağını, altınların alınmadığını savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları beyanlarda düğünde takılan altınların davalılar tarafından alındığını ve bozdurularak davalı ... adına ev alındığını bizzat davalılardan duyduklarını beyan etmişlerdir.
Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 10/05/2012 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında delil olarak gösterilen fotoğraf ve CD'lerden görüldüğü kadarıyla davacıya düğünde takılan 31 adet bileziğin ortalama 100 gr ve 70 gr ağırlığında 2 adet setin, 1 adet künye, 26 adet çeyrek altın 1 adet yarım altın ile dava konusu dışında 1 adet saat olduğu değerleri tespit edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
Davacı vekili dava dilekçesindeki diğer talepleri ile birlikte düğünde takılan 29 adet bilezik ile düğünde takılan paralarla alınan 3 adet bileziğin aynen olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini talep etmiş olmasına rağmen, düğünde takılan 29 adet bilezik dışında, düğünde takılan paralarla 3 adet bilezik daha alındığını ve bu bileziklerin de davalılar tarafından alınarak bozdurulduğunu sunulan delillerle kanıtlayamamış, mahkemece yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığında yemin teklif etmeyeceğini beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece düğünde takılan paralarla alındığı iddia edilen 3 adet bilezik hakkında istemin reddine karar verilmesi gerekirken 32 adet bileziğin aynen olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki açıklamasına göre 2 adet yarım altın talebinde bulunmasına karşı mahkemece 1 adet yarım altına hükmedildiği bu nedenle istemin tamamının kabul edilmemiş olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü kısmen reddi yerine davanın kabulüne karar verilmiş olması da doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.