MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılık sıfatının tespiti, muarazanın önlenmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın önlenmesi davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, muarazanın meni ile davalı idarenin haksız elatmasının önlenmesi, kiracılık sıfatının tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının davalıya ait kiralananı 02.03.2009 tarihli sözleşme ile 3 yıl süreyle kiraladığını, yer tesliminin 06.05.2009 tarihinde yapıldığını, kira akdine dayalı olarak 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca kiracı sıfatı ile kiralananı kullandığını, kira sözleşmesinin süresi dolmadan 2886 sayılı yasanın 75. maddesi uyarınca taşınmazın tahliyesinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek, muarazanın meni ile haksız elatmanın önlenmesini ve kiracılık sıfatının tesbitini istemiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, dava konusu kiralanana ilişkin 02.03.2009 tarihli kira sözleşmesinin, Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 31.05.2011 tarih ve 5237 sayılı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2011 tarih ve B.M 2011/516 sayılı yazıları üzerine 11.07.2011 tarihinden itibaren feshedildiğini, kiralananın 2886 sayılı yasaya göre kiralandığını ve bu yasaya tabi olduğundan 6570 sayılı yasa hükümlerinin uygulanamayacağını, davacının kira sözleşmesinin 18.maddesine aykırı hareket ettiğini, sözleşmenin tek taraflı olarak fehedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşme süresinin imza tarihi olan 02.03.2009 tarihinden itibaren başlayacağı, kaldı ki işletme hakkı şartnamesinin de 12.02.2009 tarihinde düzenlendiği, bu itibarla eski kiracı olan davacı yönünden mukavele tarihinden itibaren 3 yıllık sözleşme süresinin sona erdiğini, sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle davacının kiracılık sıfatının mevcut olduğunun tespitini istemesinde hukuki yararının kalmadığı ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan ve 02.03.2009 tarihinde imzalanan 3 yıl süreli kira sözleşmesinde 3 yıllık sözleşme süresinin yer tesliminden itibaren başlayacağı kararlaştırılmıştır. Yer teslimi dosyada mevcut belgelerden 06.05.2009 tarihinde gerçekleşmiştir. Taşımaz, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre ihale ile kiraya verilmiştir.
Bu durumda, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre, 3 yıl süreyle kiralanan dava konusu taşınmazın kira başlangıç tarihi, yer teslim tarihi olan 06.05.2009 tarihi olup, davanın açıldığı tarih olan 27.07.2011 tarihinde sözleşme süresinin dolmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, sürenin dolduğundan bahisle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy