MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından peşin ödenen kiranın iadesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %40 tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, %40 tazminata karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı 2.3.2001 tarihinde başlattığı icra takibinde, 25/07/2000 tahliye tarihine göre peşin ödenen kiradan bakiye 5367 Dolar'ın Türk Lirası karşılığı 4941278 826 TL ile 1.3.2001 tarihinden ödenmesine kadar işleyecek yıllık %70 reeskont faizinin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde; usulüne uygun olarak tahliye ve teslim işleminin gerçekleştirilmediğini, kira iadesinin istenemeyeceğini bildirerek borca itiraz etmiştir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 27.10.1999 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmenin 11.a maddesine göre kiracı dilerse bir ay önceden kiralayana ihbar etmek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir ve kiralanan yeri tahliye edebilir, tahliye tarihinden itibaren peşin ödenmiş kira bedelinden kalan kira kontrat süresine ait olan kısmı nakden ve defaten kiracıya ödemenin yapıldığı gündeki Dolar döviz alış kurundan Dolar olarak geri ödenecektir. Davacı kiracı bu maddeye dayanarak 6.6. 2000 keşide, 8.6. 2000 tebliğ tarihli noter ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini, 25.7.2000 tarihinde de taşınmazı tahliye ettiğini belirterek tahliye sonrasına ilişkin kira bedelinin iadesini istemektedir. Kural olarak anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiği davacı kiracı tarafından yazılı delillerle kanıtlanmalıdır. Kiralananın teslimi gerçekleşmediği sürece fesih bildirimi salt kira ilişkisini sona erdirmeye yeterli değildir. Davacı kiracı kiralananın kapı, pencereleriyle birlikte sökülüp tahliye olunduğunu, kapısı olmayan bir yerin anahtarlarının da olmayacağını ve bunun davalı malik tarafça da bilindiğini,anahtar teslimi imkanı ve mecburiyetinin tahliye sonrasındaki taşınmazın konumu nedeniyle gerekli olmadığını ileri sürmüşse de teslim tutanağı düzenlenmek suretiyle tahliye ve teslim koşulu gerçekleştirilebileceğinden bu savunmaya itibar edilemez. Kira ilişkisi devam ettiğinden davacı kiracı kira ödeme yükümlülüğü altındadır. Peşin ödenen kira bedellerinin iadesini isteyemez. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle İtirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy