(2004 S. K. m. 269)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kira alacağı nedeniyle haciz ve tahliye istekli olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalının itiraz etmesi üzerine, davacı taraf icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından 13.08.2010 düzenleme tarihli, 06.08.2010 tarihinde kiralananın iktisab edildiğinin, kiralananın tahliye edileceği tarihe kadar ki sürede doğacak kira bedellerinin kendilerine ödenme ihtarını taşıyan ihtarname, davalıya 25.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacılar 24.11.2010 tarihinde yapmış oldukları takip ile de ödenmediğini iddia ettikleri 2010 Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım ayları kira paraları toplamının davalıdan tahsilini istemişlerdir. Bu durumda yeni maliklerin, eski malikin halefi olarak, eski malikle yapılan yazılı kira sözleşmesine dayanarak, davalı kiracı hakkında haciz ve tahliye istekli takip yapmasında ve İcra İflas Kanunu'nun 269/b maddesi gereğince itirazın kaldırılmasını talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı kira bedelinin ödendiği savunmasında bulunmamış, yargılamada altı aylık yeni maliklere kira borcunun varlığını kabul etmiştir.
Bu durumda mahkemece, kiralananın 6570 sayılı yasa hükümlerine tabi dükkan vasıflı taşınmaz olduğu ve yeni malikin, eski malikle yapılan kira sözleşmesini tek taraflı düzenlemiş olduğu bir ihtarname göndererek ve fesih bildiriminde bulunarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceği de göz önünde bulundurularak, yasal sürede kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle davalının temerrüde düştüğü ve yapmış olduğu itirazının haksız olduğunun kabulü ile itirazın kaldırılarak, kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy