MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 2003-2006 yılları arası kira bedellerinin geç yatırılmasından kaynaklanan gecikme zammı ve faizinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece, bozma doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanun'un görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanun'unda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Mahalli mahkemece verilen karar dairemizce 20.12.2010 tarih ve 5571-14023 esas sayılı bozma ilamı ile 01.01.1992 tarihli ve 01.01.2005 tarihine kadar geçerli olan ve şahsi hak doğuran kira sözleşmesinde gecikme cezası alınacağı belirtilmediğinden 01.01.2005 tarihine kadar olan gecikme cezasına ilişkin talep edilen miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda karar verilmiştir. Bozmadan sonra 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanun'unun 346. maddesine göre kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, hüküm altına alınmıştır.Yukarda belirtilen 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2. ve 7. maddesinde belirtildiği üzere yasanın görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulmış ise de, sonradan yürürlüğe giren yasa hükmü karşısında bozma kararına uyulması usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Bu nedenle yukardaki esaslar çercevesinde uyuşmazlığın incelenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanun'la eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.