MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yasal önalım hakkı nedeni ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Mahkemece daha önce verilen 24/06/2010 Tarih ve 2009/.... Esas 2010/.... Karar sayılı karar dairemizce davalının fiili taksim savunması üzerinde durulması varsa bu konuda taraf delillerinin toplanması gerekirse mahallinde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi marifetiyle denetime elverişli rapor alınması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaretle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Davalı vekili savunmasına delil olarak 2008/1601 sayılı dosyasını göstermiştir. Bu dava dosyası incelendiğinde davacı vekilinin aynı tarih ve işlem nosu ile yapılan satış işlemine karşı yanlış parsel hakkında açılan davada davanın reddine karar verildiği, davalı vekilinin savunmasında taşınmazın paydaşları arasında fiilen taksim edildiği, hudutlandırıldığını belirttiği görülmüştür. Bozma ilamında yerinde keşif yapılarak uzman bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davacı vekili tarafından da keşif için gerekli keşif harcı, bilirkişi ücreti ve gider avansının mahkeme veznesine depo edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yerinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İ.T/A.Y/FH
Full & Egal Universal Law Academy