MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi Tesbit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tesbit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 72. maddesi uyarınca açılmış olup, kefile karşı kira alacağı için yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama aşamasında sunulan 20.06.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu kira sözleşmesi davacı ... tarafından adi kefil sıfatı ile imzalanmıştır. Adi kefil için uyuşmazlığın Borçlar Kanununun kefalet hükümlerini düzenleyen 486.maddesine göre çözümlenmesi gerekir. Madde hükmüne göre adi kefilin borçtan sorumlu tutulabilmesi “kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye'de takibat icrasının imkansız hale gelmesi” koşuluna bağlanmıştır Olayımızda bu koşullardan hiçbiri gerçekleşmediğine göre asıl borçluya gidilmeden adi kefil olan davacı hakkında takip yapılamaz. Mahkemece bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken icra takibine konu borcun tamamı ödendiğinden bahisle kabul kararı verilmesi doğru değil ise de; sonuçta dava kabul edildiğinden bu durum bozma nedeni yapılmamış sonucu doğru kararın gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir. Diğer taraftan bu gerekçeye göre ödeme iddiası tartışma dışı kaldığından davalı alacaklının takibi kötüniyetli olarak yaptığı değerlendirilmesi yapılamayacağından davacı lehine icra tazminatı verilmesi de doğru değildir. Bu yanlışlığın giderilmesi de bozmayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1/b bendinde yazılı “Takip konusu asıl alacak olan 2.450-TL nin % 40'ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” tümcesinin çıkartılarak 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 438.maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy